Text Resize

-A +A

Suriyeliler için Almanya bir hapishane!

Suriyeliler için Almanya bir hapishane Keskin nişancı tarafından 2013'te vurulduktan sonra görme yetisini kaybeden 33 yaşındaki Suriyeli Ahmet Al-Bağdadi, bir süre mülteci olarak kabul edildiği Almanya'da adeta "hapis" hayatı yaşadığını belirttti.

Al Bağdadi "Almanya'daki bir sürü şey sadece bir yanılsamadan ibaret. Bu yanılsamanın arkasında ise Avrupa hayali yatıyor. Suriyeli mültecileri Avrupa'da yaşamak, Avrupalı olmak fikri cezbediyor. Almanya'da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan" dedi.

Eşi ve iki çocuğuyla Fatih'te yaşayan görme engelli Ahmet Al-Bağdadi, Suriye'de oto tamircisi olarak çalıştığını, 4 yıl önce Şam'ın El-Kabun beldesinde yolda yürürken keskin nişancı tarafından vurulduğunu anlattı.

Kurşunun yüzünün ön kısmından girerek göz sinirlerini parçaladığını belirten Al-Bağdadi, Şam'da götürüldüğü hastanede doktorların kendisine, "Ya göz sinirlerini alacağız ya da felç kalacaksın." dediğini aktardı.

Bunun üzerine göz sinirlerinin alınmasına razı olduğunu ifade eden Al-Bağdadi, savaşın başladığı ilk yıllarda Türkiye'ye sığınan ağabeyinin yanına İstanbul'a gitmeye karar verdiğini dile getirdi. Annesiyle geldiği İstanbul'da doktorların göz sinirlerinin alınmış olması nedeniyle tedavi şansının olmadığını söylediklerine değinen Al-Bağdadi, bu süreçte Suriye'ye dönmekten vazgeçtiğini, eşini ve çocuklarını da Türkiye'ye yanına aldırdığını kaydetti.

YASA DIŞI YOLLARLA YURT DIŞINA ÇIKTI

33 yaşındaki Suriyeli Ahmet Al-Bağdadi, bir süre mülteci olarak kabul edildiği Almanya'da adeta "hapis" hayatı yaşadığını belirttti. Almanya'daki bir hastaneden aldığı davet ve Katarlı bir iş adamının hastane masraflarını üstlenmesinin ardından görme umutlarının yeniden yeşerdiğini aktaran Al-Bağdadi, Almanya'nın İstanbul Başkonsolosluğu'na vize için başvurduğunu, ancak başvurusunun reddedildiğini söyledi. 

Ahmet Al-Bağdadi, "Bunun üzerine kaçak olarak botla yurt dışına çıktım, gözlerim görmediğinden yardımcı olmak için ağabeyimin oğlu da benimle birlikte geldi. Deniz çok tehlikeliydi." dedi.

8 gün süren yolculuk boyunca Yunanistan, Makedonya, Sırbistan, Hırvatistan, Slovenya ve Avusturya'dan geçtiklerini, Berlin'de Alman Kızıl Haçı tarafından karşılandığını belirten Al-Bağdadi, ardından mülteci kampına yerleştirildiklerini kaydetti.

Burada kaldığı sırada davet edildiği hastaneyi ziyaret ettiğini dile getiren Al-Bağdadi, çekilen MR'ın ardından Türkiye'de olduğu gibi tedavi şansının bulunmadığının söylendiğini aktardı.

ALMANYA HAPİS GİBİ

 Almanya'da yaklaşık 7 ay kaldığını belirten Ahmet Al-Bağdadi, şöyle devam etti:

"Almanya'da kalmadım çünkü öncelikle aldığım mülteci belgesi geçiciydi ve ailemin buraya gelmesi gibi bir olasılık olsa da bu belgeyle ancak iki aydan bir yıla kadar kalabilirdik. Almanya hapis gibi hiç rahat değildim, hep sınırlamalar, kısıtlamalar vardı. Ben de orada kalmayı düşünmedim çünkü Türkiye'de daha rahattım. Maaş, ev gibi fırsatlar var ama bunları alabilmek için belli bir süre, bir sürü belge hazırlaman ve birçok müracaat yapman gerekiyor."

Kültür farkının Suriyeli mülteci ailelerde ciddi sorunlara neden olduğunu vurgulayan Al-Bağdadi, "Suriyeli mülteci kadınların Alman kadınlar gibi olması isteniyor. Okuldaki öğretmenler, en ufak bir ele vurma olayını dahi duyduğu anda çocuğunuz devlet tarafından elinizden alınıyor. Ayrıca kültürün farklı ve daha rahat olması, çocuklarımızı yetiştirirken üzerilerinde kontrol kuramamanıza neden oluyor." dedi.

BEN BURADA HAYATIMI YAŞIYORUM

Al-Bağdadi, Almanya'da mültecilerin her adımının izlendiğini, sürekli sorulara yanıt vermek zorunda kaldıklarını belirterek, "Türkiye'de her şey daha güzel. Ben burada mülteci olarak ne istersem yapabiliyorum. Türkiye'de kimliğinizi çıkarttıktan sonra normal bir vatandaş gibi rahat bir hayat sürebiliyorsunuz, ben burada hayatımı yaşıyorum." diye konuştu.

Almanya'da yaşayan birçok mülteci ailenin geri dönmek istediğini, hatta bazılarının döndüğünü dile getiren Al-Bağdadi, "Almanya'daki bir sürü şey sadece bir yanılsamadan ibaret. Bu yanılsamanın arkasında ise Avrupa hayali yatıyor. Suriyeli mültecileri Avrupa'da yaşamak, Avrupalı olmak fikri cezbediyor. Almanya'da mülteci ailelerin hayal ettiği şeyler yok. O hayal bir yalan, Avrupa bir yalan. Suriyeli sığınmacılar için Almanya adeta hapishane." ifadelerini kullandı.

Muhabirce/AA/İSTANBUL

MAGAZİN& KÜLTÜR

Pazartesi, 16.10.2017
"Stefan'ın Şeker Bayram ve Ali’nin Noel'i" (Stefans Zuckerfest und Alis Weihnachten) Almanya’nın Herten kentinde yaşayan eğitimci- yazar Bahattin Gemici’nin “Stefan’ın Şeker Bayramı ve Ali’nin Noel’i...

MEKANLAR&LOCATIONS

Cumartesi, 14.10.2017
Almanya'nın Köln kentinde 1993 yılında açılan, kakao ve çikolatanın 5 bin yıllık geçmişine yolculuk yaptıran Çikolata Müzesi'ni yılda yaklaşık 700 bin kişi ziyaret ediyor. AA muhabirinin müze...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Çarşamba, 18.10.2017
Almanya'nın Köln kentindeki Türkler, 25 tekerlekli sandalyeyi Nevşehir Sakatlar Derneği'ne hibe etti. Sakatlar Derneği'nce Vali İlhami Aktaş’ın da bulunduğu törende ihtiyaç sahiplerine tekerlekli...

BİLİM & TEKNİK

Salı, 04.04.2017
Merhaba Muhabirce okurları. Bu ay ben (editörünüz) sizlere bir not yazmak istedigim için Temel Bey köşesini bana ödünç verdi, tesekkür ediyorum. En yeni ve en güzel şeyleri yapmak isteğiyle gazeteyi...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Pazar, 11.09.2016
Afyonkarahisar'ın Sandıklı ilçesinde tereyağlı Türk kahvesine, yoğun ilgi gösteriliyor. Tereyağlı Türk kahvesini üreten Ahmet Turan , Sandıklı ilçesinde 1952 yılından beri, üç kuşaktır tereyağlı Türk...

DERNEKLER- VEREINE

Pazar, 08.10.2017
Değerli okurlarımız. Ekim sayımızda 'Ayın Konuğu' eğitimci, yazar ve şair Mevlüt Asar. Uzun yıllardır Duisburg'ta yaşayan Asar aynı zamanda devlet onaylı çevirmen. Mevlüt Asar'la söyleşimi ''Kuzey...