Text Resize

-A +A

Susarken Biriktiren Adam: Suat Kuzucu

Suat Kuzucu- Susalım Beraber Gözleri güzel gülen bir adamdır Suat. İki yıl önce tanıştığımızda ilk dikkatimi çeken bu olmuştu. Beraber çok vakit geçirdik. Soma`ya Selam isimli ilk oyunumuzun müzikal yönünü üstlenmişti. Bir yıl boyunca beraber üretmenin o dokunulmaz hafifliğini yaşadık. Sonra yollar ayrıldı. Son görüştüğümüzde albüm fikri olduğunu söylemişti. Kuytusuna çekildi Suat … O sustukça ben ortak arkadaşlardan haberlerini alıyordum. Meğer susarken biriktirmiş, kalbini sözlere dökmüş, demlenmiş. Şimdi 13 şarkılık bir albümle çıkıp geldi. Susalım beraber diyor …

Ben susarım  bütün geçmişi …  Tazeleyelim biten ne varsa

Tüm söz ve müzikler Suat Kuzucu'ya ait

Ayhan Orhuntaş yönetmenliğinde kaydedilen albümde tüm söz ve müzikler Suat Kuzucu'ya ait. Albüm El Olmuşam ile başlıyor, merakla Suat`ın sesini beklerken Gülay`ın vokali duyuluyor. Albümdeki iki düetten biri, diğeri “Zigana“ parçasında Niyazi Koyuncu ile. Cesaretin var mı aşka, Damlalar serisi albümleriyle bildiğimiz Gülay şarkının ilk bölümünden sonra vokal işini sahibinin sesine bırakıyor. Suat`ın sesiyle şarkı nefes almaya başlıyor. Kendi içinde bir uyum buluyor.

“Zigana“ düetinde ise beraber söyleme hissi en başından sonuna kadar dinleyiciye geçiyor.

En güzeli, albümün Suat'ı sahici yansıtması. Yani Suat gibi, renkli, bestelerin yapısı çeşitli müzik tarzlarına dokunuyor.

En güzeli, albümün Suat'ı sahici yansıtması. Yani Suat gibi, renkli, bestelerin yapısı çeşitli müzik tarzlarına dokunuyor. Unuttun mu, Rüyam, Nereye Kadar, Benimle Evlenir misin, Kabus özellikle birbiriyle çatışıyor müzikal anlamda. Başka bir solist tarafından okunsa fazlasıyla yadırganacak bu çizgi Suat`ın vokali sayesinde tutarlılık kazanıyor. Her şarkıya kendi ruhunu, o çeşitliliği kazandırmayı biliyor çünkü. Hep derim, Suat sahne hayvanıdır, dinleyicisini saatlerce avcunun içinde tutmasını bilir, sesine acımaz, allah ne verdiyse bol keseden kullanır. Yorumlarındaki karakteristik yapı yılların getirdiği sahne tecrübesinin bir sonucu olsa gerek.

Gitmek istersen sebep çok …

Suat KuzucuDön Gel, Akrep - Yelkovan, Gizsiz Özne benim tanıdığım Suat´ı en çok öne çıkaran parçalar. Alelacele yaşamaya çalıştığımız veya yitirdiğimiz bir duyguyu üstüne basa basa işliyor. Aşk! Bedelsiz, beklentisiz serenadlarını sıralıyor peşpeşe. Sevgiliye kıyamıyor, kendini acıtıyor. Yakışıyor … Benim gibi Almanya doğumlu, batı kültürüne daha yakın olan insanlar için fazla dramatik gelebilir bu yalvarışlar, dön gel demeler… Suat'ta tam tersi, hepsi sağlam bir duruş, “feda edebilecek kadar yürekliyim“ çağrısında bulunuyor. Hızlı yaşayıp (veya yaşıyormuş gibi yaptığımız) hızlı unuttuğumuz bir çağa inat ey bende bir ömür alacaklı diyerek insanlığın karşısındakini hep borçlu çıkaran düşünce düzenine “eyvallah, sen yoluna ben yoluma“ diyebiliyor. Muhalif bir romantizm albümün tüm altyapısını oluşturuyor desek yanlış olmaz.

Sığındım çatısına bu yok olmuş şehrin …

 Neredeyse her tarz müziğin altına sentetik sesler döşenilip sunulduğu müzik piyasasında Susalım Beraber albümü bu konuda da direniyor. Zengin bir enstrüman yelpazesi tüm albümü sarıp sarmalıyor. Aslında doğal olması gereken bir şey dinleyeni şaşırtıp mutlu ediyor. Davullar, Gitarlar, Yaylılar, Üflemeliler akustik kaydedilmiş. Teknolojinin her işi kolaylaştırdığını göz önünde bulundurursak bu projede zor olan seçilmiş. Sesler kuru degil, capcanlı, yanında çalınıyormuş hissi veriyor.

Bestelerin gövdesi hakkında yorum yapmak bana düşmez, müzisyen değilim, nota bilmem, bu yüzden bir şey söylemem yanlış olur. İki konuya değinmeden geçmeyelim:

1) Her şarkı yazarının kendine göre bir çalışma üslubu vardır. Kimisi sözün üzerine beste yapar, kimisi besteye söz yazar. Suat büyük ihtimalle bestelerine söz yazmış. Melodik yapısına uygun olması için iki-üç parçanın sözlerinde bir anlam karmaşası var, dertlerini anlatamıyorlar, üstüne biraz daha çalışılması gerekti sanki. Bunları Bob Dylan, Sezen Aksu, Fikret Kızılok, Leonard Cohen, Nick Cave, Mazhar Alanson, Bülent Ortaçgil gibi büyük şarkı yazarlarını hatmetmiş biri olarak düşündüm, tabii ki zevk meselesidir. Şarkı sözlerini müziği dinlemeden okuduğumda farkına vardığım bir hadise. 

2) Albüm kapağı tamam, üçüncü sayfa kızının resmiyle, ona ithaf ettiği sözlerle güzel bir anlam kazanıyor. Kapağın arka resmi duvardaki Edip Cansever dizesiyle güzel bir selam, bir umut veriyor. Fakat içindeki kitapcık nicelik olarak sergi potansiyelinde. Suat yakışıklı adamdır, amenna, lafımız yok. Zaten güzel güler diyerek başladım yazıya. Bu kadar çok resim doksanlar havasını anımsatıyor, hani şu „azı karar çoğu zarar“ tezini yerle yeksan eden yıllar. Tekrarlıyayım: zevk meselesi!

Albümdeki tüm söz ve müzikler Suat Kuzucu'ya ait Saksıdaki çiceği kuruttun mu …?

O zaman ne yapmak lazım? Suat gibi yaptığı işe sıkı sıkı tutunan insanlara kulak vermeliyiz, albümlerini almalıyız. Müziğin sadece eğlence ve tüketme malzemesi olarak görüldüğü son yıllarda bir çok iyi ses var olan olanaklardan faydalanamıyor. Bu çarkın dönmesi anca maddi olanaklarla mümkündür, kuru alkış yetmiyor maalesef. Bizler yapıtlarını desteklediğimiz sürece yeni müzisyenler, yeni yönetmenler, besteciler, ressamlar vs. yaptıkları işlere yeni ivmeler, yeni katmanlar katarak çoğalabilirler. Bu konuda çok konuşup az ilerliyoruz.

Son olarak: Suat şu anda bir çok müzisyenin hayalini kendi adına gerçekleştirmiştir. Bu kendiliğinden olmadı elbet. Bu tür projelerin arkasında çok çalışma, çok fedakarlık yatar. Sırf bunun için dahi kutlamak gerek kendisini. Sadece bu değil, Suat elinde olan imkanlarla en iyisini yapmayı başarmıştır. İşin kolayına kaçmadan, kendi dünyasını yansıtabilen bir çalışma sunmuştur. Zor, herkesin iş yapmaktan çok   -mışlara, - muşlara sığındığı, gevezeliğin, miskinliğin ortalığı toz duman ettiği bir zamanda yüreğinin yüküne sahip çıkmıştır.

Dilerim kıymeti bilinir. Dilerim Suat yeni şarkılarla, yeni albümlerle bu üretkenliğini devam ettiririr… Biz elimizden geldiğince kurutmamaya calışalım pencere önündeki çiçekleri, onlar nasıl olsa her daim filiz vermeye razıdırlar. Yolun açık olsun arkadaş!

Dinçer Güçyeter/ Nettetal

MAGAZİN& KÜLTÜR

Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı
Tuesday, 19.11.2019
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede pazar günü hayatını kaybeden Yıldız Kenter bugün son yolculuğuna uğurlandı. Kenter için ilk tören Kenter Tiyatrosu’nda düzenlendi. Kenter'in cenazesi tören için...

MEKANLAR&LOCATIONS

Çay bahçesinde çaylar semaverden
Saturday, 15.06.2019
Duisburg'un Hamborn semtindeki İltis Park'ta hizmet veren çay bahçesi, semaver çayı ve nargile servisiyle vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Duisburg'un Hamborn ile Neumühl semtleri arasında...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Almanya'da yine polis şiddeti iddiası
Thursday, 21.11.2019
Almanya'nın Gelsenkirchen şehrinde yaşayan 37 yaşındaki Kenan Çelik, duruşması için mahkemeye gitmeye hazırlandığı sırada evinin önüne gelen polisler tarafından tartaklandığını iddia ederek davacı...

BİLİM & TEKNİK

Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy’a Alman Tıp Ödülü verildi
Tuesday, 19.11.2019
Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen törenle Alman Tıp Ödülü'nü aldı. Düsseldorf Kongre Merkezi'ndeki törende "German Medical Award 2019" ödülüne layık...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Özellikle çocuklar doğru ekmekle doğru şekilde beslenmeli
Friday, 22.02.2019
Ankara'da 12 yıldır ekmek sektöründe bulunan Mine Ataman (40), Anadolu'da ekmeklerin ekşi maya ve uzun fermantasyonlarla yapıldığını söyleyerek, "Ekşi maya ve uzun fermantasyonla ekmek yaptığımızda...

DERNEKLER- VEREINE

Zonguldaklılar, göçün 59. yılı anısına gece düzenledi
Saturday, 16.11.2019
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde faaliyet gösteren Avrupa Zonguldaklılar Derneği Marl şehrinde Gurbette 59. Yıl adı altında bir etkinlik düzenledi. Armoni Palace Marl Salonu'nda yoğun bir...