Text Resize

-A +A

Avcı: Siyaset mevcut partilerde yapılsın

Şevket AvcıDeğerli okurlarımız, diğer sayılarımızda olduğu gibi yaşadığımız şehirden birini 'Ayın Konuğu' olarak misafir etmeye devam ediyoruz. Bu sayıda özellikle Duisburglular'ın yakından tanıdığı Şevket Avcı konuğumuz.

Bir çoğumuz Şevket Avcı'yı, Duisburg Uyum Meclisi eski Başkanı, başarılı bir işadamı ve son dönemlerde CDU da aktif olarak siyaset yapan biri olarak tanıyorsunuz.

Sosyal çalışmalarının yanı sıra farklı örgütlerdeki önemli görevler almış olmasını biliyor olsak da, doğayı ve hayvanlara olan ilgisini bende yeni öğrendiğimi itiraf etmeliyim. Söyleşi için ofisinde ziyaret ettiğim Şevket Avcı'yla kahvelerimizi yudumlarken, günlük siyasi gelişmeleri ve NRW deki siyasi depremi konuşma fırsatımız oldu.

Özellikle CDU'nun elde ettiği başarının eyaletin geleceği için önemli olmasına dikkat çeken Avcı, seçime katılan Türkiye kökenlilerin kurduğu partilerin aldığı oy oranlarına değindi ve siyasetin CDU,SPD,FDP gibi köklü partilerde yapılmasınının faydalı olacağı iddiasında bulundu. Siyasetin hizmet üretmek olduğunu belirten Avcı; 'Arılar gibi bal yapabilecekler siyasetin içinde yer almalı. İkbal ve koltuk peşinde koşanların amacının hizmet olmadığı görülmeli!' dedi.

Söyleşimizin sonuna doğru evinin bahçesinde yetiştirdiği farklı, farklı bitkilerin yanısıra tavukları ve bıldırcınlarına bakım yapar, yumurtalarını toplarken gözlerinin içi gülüyordu. Hele kovanların bulunduğu çatıya çıkıldığında arılarla kurduğu dostluk görülmeye değerdi. Kovanları gezerken; "Dur ben elbisemi giyip geleyim!Kovanlara da bakalım' dedi ve dönüşte harıl, harıl çalışan arıları göstererek; "Arıların dayanışmasına ve üretkenliğine hayranım. Onları izledikçe huzur buluyor, topluma daha faydalı işler yapıyorum" açıklamasında bulunduğunu belirtip; söyleşimize ilk klasik sorumuzla başlayalım:

 Şevket Bey, okuyucularımız için kısaca kendinizden söz edermisiniz? Sizi tanıyabilirmiyiz?

Şevket Avcı: 1964 Yılında Ordu'nun merkeze bağlı Işıklı Köyü'nde dünyaya geldim.İlkokulu köyümde, ortaokulu ve liseyi ise Ordu'da bitirdim. Ailemin 6 çocuğundan biriyim. Babam ben doğmadan Almanya'ya ilk gidenlerden. Lise bittikten sonra üniversite imtihanlarını kazansamda 1981 yılında babamın yanına getirildim.  Geldiğimde önce Almanca, ardından kaynak kurslarına katıldım. Mannesmann'da işe başladım. İlk iş yerimde günde 12 saat çalışıyordum, bantların altlarındaki tozları kürekle atardım. Hem çalıştım, hemde üniversiyete ve kalifiye elaman yetiştirilen okula gittim. İktisat fakültesini çalışırken bitirdim.1985 Yılında evlendim, iki oğlum var. Biri beyin cerrahı, diğeri ise inşaat mühendisi. 1992 yılında da kendi işimi kurmak nasip oldu. Boş zamanlarımda bahçe işlerinin yanı sıra arıcılıkla uğraşıyorum. Tavuklarla, bıldırcınlarla zaman geçiriyorum ve mutlu oluyorum.

Almanya'ya ilk geldiğiniz ilk günlerdeki izleniminizi hatırlıyormusunuz? Avcı, özenle bıldırcın besliyor

Avcı: Bize yakın köyden bir Cafer amcamız vardı. Almanya'dan izine geldiğinde başındaki fötörü (fötr şapka) ve takım elbisesi benim dikkatimi çekerdi. Hep onu hayal ederdim. Almanya'ya geldiğimde kısa süre içinde o kıyafetlerle köyüne gidebilmenin bir bedeli olduğunu gördüm. Çok çalışıldığını,fedakarlıklar yapıldığını gözlemledim. Geldiğimin bir gün sonrası ablam tarafından karnavala götürüldüm ve ilk şokumu yaşadım. Hiç unutmam! Bir okyanusun soğuk suyundan çıkarıp, sıcak kumların üzerine atmışlar gibi oldum.

Kısa bir çalışmama hayatının ardından girişimcilik ruhu ön plana çıktı ve kendi işinizi kurdunuz. Kendi işinizi kurma fikri nasıl gelişti?

 Avcı: İlk işe başladığım işyerinde şirketin şefiyle pazarlık etmiş; 'Ben bu şartlarda 6 ay sonra burada çalışmam! Oturur pazarlık ederiz!' demiştim. Sağ olsun benim okumamı teşvik etti. Onun sayesinde dışardan üniversiteyi birdim. Hayatımda onun yeri farklıdır. Meisterlik okulu bitince, yanımda öğrenci olarak çalışan bir arkadaşım vardı, şakalaşırken elime geçen bir çakmağı gösterip; "Şu çakmağın üzerine bir firma kursak ve firmamızın ismini yazdırsak nasıl olur?' diye sordum. Bu düşüncem beni biraz ateşledi. Pazar araştırması yaptık. Araştırmayı yaparken, mutfakların havalandırma tertibatının temizliğini yapabilecek çok az şirketin olduğunu gördüm. Yaklaşık 400 çalışanımızla Almanya genelinde bir çok firmaya hizmet veriyoruz. Hizmet ve temizlik sektöründe yapamayacağımız iş yok diyorum. Profesyonel bir çalışma sistemimiz var.

İki dönem Duisburg Uyum Meclisi üyeliği ve başkanlığı yaptınız. İki dönem görev yaptıktan sonra beklenmedik bir şekilde dışarıda durmayı tercih ettiniz. Neden aday olmadınız?

Avcı: İki çocuğum olduğunu söylemiştim. Küçük oğlumla adaylık sürecinde bir akşam evde otururken "Baba seninle konuşabilirmiyim"' diye sordu ve başladı: "Baba 11 yıl başkan olarak görev yaptın. Yanındaydım, ama 11 yıl benim büyüdüğümü fark edemedin. Senden aday olmamanı ve üniversiteye gitmeden önceki dönemi birlikte geçirmek istiyorum" dedikten sonra aday olmamaya karar verdim.

Uyum meclisinde görev almadınız, ama CDU içinde aktifsiniz.

Şevket Avcı evinin bahçesinde yetiştirdiği farklı, farklı bitkilerle huzur buluyorAvcı:  Evet CDU içinde siyaset yapmayı tercih ettim. Hochfeld bölgesinin yönetim kurulu üyesiyim. Geçen dönem az bir oy farkla Duisburg Belediye Meclisine girememiştim. CDU'nun fraksiyonundayım ve göçmenlerden sorumluyum. Bunun dışında CDU bünyesindeki orta ölçekli işletmeler yönetim kurulundayım. TİAD ın faliyetlerine katılıyorum. Ayrıca geçen yıl yapılan Dünya Türk İş Konseyi (DTİK) yönetim kurulu üyesiyim. Almanyadan seçilerek gelen 5 üye arasındayım. Bunun gibi kurumlarda görev alarak insanlara daha iyi hizmet edebiliyorum.

DTİK Yeni bir örgütlenme mi? Faliyet alanı, amacı nedir?

Avcı: Dünya Ekonomi İşkonseyi, dünyanın 7 ayrı bölgesinde iş yapıyor. Örgütün birinci görevi Türk Diyasporası'nı dünyada tanıtmak.Yapılabilecek yatırımların, karşılıklı yatırım alanlarının araştırılması, yatırımların yönlendirilmesi konularında öncülük yapıyor. Buraya gelecek yatırımların yönlendirilmesi; buradan Türkiye'ye, Türkiye den buraya yatırımcıların getirilmesi örgütün esas amaçları arasında yer alıyor.Geçen sene yapılan seçimde yönetim kuruluna seçildim. Önümüzdeki süreçte esas amacına dönük çalışmalarımız sürecek. Temmuz'un ilk haftasında İstanbulda toplantılarımız var.

Yaşadığımız eyalette CDU önemli bir başarı elde etti. 24 Eylül'de genel seçimle birlikte  Duisburg Belediye Başkanlığı seçimi var, şansınız  nedir?

Avcı: Eyaletimizdeki SPD-Yeşiller ortaklığı başarısızdı.CDU, eğitim, güvenlik,ulaşım ve alt yapıdaki sorunlar gibi unsurları öne çıkarılarak seçimi kazandı. Başbakan adayımız Armin Laschet Türkler'i çok iyi tanıyor.Türkler'le ilgili kitap yazan bir politikacı. Türk kökenli milletvekillerini hem eyalete, hemde federal meclise öneren, seçtiren güçlü bir isim. Göçmenler açısından önümüzdeki günlerin eskiye kıyasla çok daha iyi olacağına inanıyorum.Avrupa'nın bir çok ülkesinden büyük bir nufusa sahip NRW. Bir milyonun üzerinde Türk yaşıyor. Örneğin Duisburg'da 84 binden fazla Türkiye kökenli yaşıyor. Seçmen, sosyal ve ekonomik gelişmeleri çok iyi okuyor. Anakent belediye başkanlığına yeşillerle ortak bir aday çıkarılmasını da önemsiyorum. Duisburg'da da seçmenin CDU'yu tercih edeceğine inanıyorum.

Siyasetin içinde yer alan biri olarak gençlere çağrınız nedir?

Avcı: İşveren,yerel bir politikacı ve Türkiye politikasını iyi bilen biri olarak Almanya da işsiz gezmek için bir sebep olmadığını söyleyebilirim.Eğer çalışılmak, eğitim almak istenirse her türlü imkan var. Bu imkanları değerlendirip öncelikle kendini kurtaracaksın ve ayaklarının üstünde durma becerin olacak. İnsanlarla geçinmeyi bilip, kendi kültürünü de kaybetmeden burada ortak, birlikte yaşamı öğrenmek lazım.Yaşlanan bir toplumda yaşıyoruz. Genç nufusa sürekli her alanda ihtiyaç var.

Son dönemlerde Türkiye -Almanya ilişkileri oldukça gergin. Bize yansıması nedir?

Avcı: "Arıların dayanışmasına ve üretkenliğine hayranım. Onları izledikçe huzur buluyor, topluma daha faydalı işler yapıyorum" Avcı: Türkiye bizim için çok önemli.Fakat, yaşadığımız ülkede en az o kadar önemli. Ben, Türkiye-Almanya ilişkilerinde yaşanan gerginliğin geçici bir dönem olduğuna ve genel seçimler sonrası normalleşeceğine inanıyorum. Biz günlük olarak Avrupa, Almanya ve Duisburg da neler olduğunu bilmezken, Türkiye siyaseti ile ilgilenirsek bize zarar verir. İlk geldiğim yıllarda da Türkiye politikasıyla yatıp kalkıyorduk. Buradaki toplumdan uzaklaşılıyordu, ama farkında olamadık.

Yaşadığımız ülkede siyasete girmek mecburiyetindeyiz.Gençlerimizi partilere üye olmaları için teşvik etmeliyiz.Mevcut olan siyasi partilerde görev almalılar. Ben yeni bir Türk kökenli parti kurulmasına karşıyım.Başarılı olacağına da inanmıyorum. Eyalet seçimlerine katılan iki partimiz vardı. İkiside bir birlerini oylarını çaldı! Hiç birşey yapılamadı, başarısız olundu. Diyeceğim,mevcut olan partilerde görev alıp siyaset yapılmalı.

Neden mevcut olan siyasi partilerde siyaset yapılsın?

Avcı: Siyaset iyi çalışmayı gerektirir. Arı gibi bal yapabiliyor, yani hizmet yapılacağına inanılıyorsa siyaset yapılmalı. Koltuk sahibi olmak içi yeni bir parti kurmanın anlamı yok. Yüzde 5 barajı var,bu barajı geçmek kolay değil. Heba olmaktansa, mevcut olan Alman partilerinde siyaset yapılmasından yanayım. Ayrıca SPD ve CDU  üyelerini yaş ortalaması 58-62 arası. Gençlerimizin partilere girmesi, burada aktif siyaset yapmaları bizim geleceğimiz için çok önemli. Ne kadar siyasi katılımın varsa, o kadar söz hakkın olduğu unutulmammalı. Geçen dönemki yerel seçimlerde seçme ve seçilme hakkına sahip Türkiye kökenlilerin seçime katılma oranı yüzde 17. Büyük şehir belediye başkanları arasındaki oy farkının 4-5 bin olduğu düşünülürse birlik olunduğunda belediye başkanını, meclis üyelerini ve hatta başbakanı belirleme gücümüzün olduğunun farkında olmalıyız. Bir kısır döngüye girmenin anlamı yok. Burada yaşadığımız sürece problemlerimiz hep aynı. Siyasi katılım bugünkü gibi devam ederse ilerde bizi büyük problemler bekler. Siyasi katılımdaki hedefte uyum meclisleri olmamalı. Belediye, eyalet ve fedaral meclisler olmalı.

İbrahim Ergül/ DUISBURG

MAGAZİN& KÜLTÜR

Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı
Tuesday, 19.11.2019
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede pazar günü hayatını kaybeden Yıldız Kenter bugün son yolculuğuna uğurlandı. Kenter için ilk tören Kenter Tiyatrosu’nda düzenlendi. Kenter'in cenazesi tören için...

MEKANLAR&LOCATIONS

Çay bahçesinde çaylar semaverden
Saturday, 15.06.2019
Duisburg'un Hamborn semtindeki İltis Park'ta hizmet veren çay bahçesi, semaver çayı ve nargile servisiyle vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Duisburg'un Hamborn ile Neumühl semtleri arasında...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Yıldız Kenter son yolculuğuna uğurlandı
Tuesday, 19.11.2019
İstanbul'da tedavi gördüğü hastanede pazar günü hayatını kaybeden Yıldız Kenter bugün son yolculuğuna uğurlandı. Kenter için ilk tören Kenter Tiyatrosu’nda düzenlendi. Kenter'in cenazesi tören için...

BİLİM & TEKNİK

Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy’a Alman Tıp Ödülü verildi
Tuesday, 19.11.2019
Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen törenle Alman Tıp Ödülü'nü aldı. Düsseldorf Kongre Merkezi'ndeki törende "German Medical Award 2019" ödülüne layık...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Özellikle çocuklar doğru ekmekle doğru şekilde beslenmeli
Friday, 22.02.2019
Ankara'da 12 yıldır ekmek sektöründe bulunan Mine Ataman (40), Anadolu'da ekmeklerin ekşi maya ve uzun fermantasyonlarla yapıldığını söyleyerek, "Ekşi maya ve uzun fermantasyonla ekmek yaptığımızda...

DERNEKLER- VEREINE

Zonguldaklılar, göçün 59. yılı anısına gece düzenledi
Saturday, 16.11.2019
Almanya'nın Gelsenkirchen kentinde faaliyet gösteren Avrupa Zonguldaklılar Derneği Marl şehrinde Gurbette 59. Yıl adı altında bir etkinlik düzenledi. Armoni Palace Marl Salonu'nda yoğun bir...