Text Resize

-A +A

Türkçenin Avrupa’da korunması gerekiyor

Dr. Ahmet Ünalan Türkçenin Avrupa’da korunması gerekiyor Hamm Türk Veli Derneği ”Türkçe dersleri ve Türk çocuklarının eğitimdeki konumu” başlıklı bir panel düzenledi.

Panele konuşmacı olarak Duisburg-Essen Üniversitesi öğretim görevlisi ve Kuzey Ren Vestfalya Eyalet Hükümeti Danışmanı Dr. Ahmet Ünalan ve T.C.Essen Başkonsolosluğu Eğitim Ataşesi Doç.Dr. Mehmet Fikret Arargüç katıldı.

Yurdagül Yağlıoğlu, Dr. Ali Sak T.C. Essen Başkonsolosu Şener Cebeci Programın açılış konuşmalarını Hamm Markisches Gymnasium öğretmeni Yurdagül Yağlıoğlu ve Kuzey Ren Vestfalya Veli Dernekleri Federasyonu Başkanı Dr. Ali Sak yaparken, Kamuran Turan da MOBİLES Projesi’ni tanıttı.

T.C. Essen Başkonsolosu Şener Cebeci de panelde Türkçe derslerine değindiği bir konuşma yaptı. Cebeci “Biz toplumumuzun talep ve sorunlarıyla yakından ilgiliyiz. En önem verdiğimiz husus elbette eğitim meselesidir. Türk öğrencilerinin başarılı oması Türk toplumunun konumunu güçlü kılacaktır. O bakımdan bütün vatandaşlarımızı Türkçe derslerine katılmaya ve eğitimde başarıyı zorlamaya davet ediyorum” sözleriyle eğitime önem verilmesi gerektiğini vurguladı.

Türkçenin Avrupa’da korunması gerekiyor Panelistlerden Dr. Ahmet Ünalan Türkçe’nin Avrupa ve Almanya’da 21. yüyzıldaki konumunu değerlendirdi. Dr. Ünalan toplumbilimsel açıdan Avrupa’da oluşma sürecinde olan Batı Avrupa Türkçe ağızını tarihsel karşılaştırmalar ve örneklerle anlattı.  Çokdilli topluluklarda ve kültürlerin, dillerin içiçe yaşadığı ortamlarda diller ve kültürler arası geçişkenliğin olağan olduğunu dile getiren Ünalan “Avrupa Türkçesi’ni eleştirme maksadıyla bu olguyu zaafiyet gibi göstermek dilbilimsel açıdan doğru değildir. Aksine Avrupa Türkleri olgun şartlarda hem kendi dillerini ve kültürlerini koruyup – zenginleştirerek geliştirme, hem de içinde bulunup parçası oldukları kültür ve dilleri etkileme olanağına sahiptirler” dedi.

AVRUPA’NIN BİRÇOK ÜLKESİNDE EN YAYGIN İKİNCİ DİL

Türkçenin, Almanya’nın ve Avrupa’nın birçok ülkesinde en yaygın konuşulan ikinci doğal dil konumunda olduğunu tespit eden Ünalan: “Almanya’da yaklaşık 3 milyon insan, Avrupa’da 5 milyon insan  farklı düzeylerde Türkçe konuşuyor. Türkçe, bu insanların anadili; aynı zamanda kültürlerini, toplumsal kimliklerini ve toplumsal hafızalarını, azınlık bilincini, Türkiye ile olan bağlarını şekillendiren ana unsur. Türkiye’den Avrupa’ya göç, büyük ölçüde 1960’lı ve 70’li yıllarda kırsal bölgelerden Almanya’nın sosyolojik alt katmanlarına doğru gerçekleşmişti. Bu şartlarda Türkçe’nin bir akademi, edebiyat ve yüksek prestijli dil olması ve bu yönde gelişmesi hayli zor” diyerek bu yönde ele olan bilimsel verileri değerlendirdi.

EN YÜKSEK KATILIM KRV EYALETİ’NDE

Dr. Ahmet Ünalan Dr. Ahmet Ünalan  ”Türkçe, Avrupa diyasporasında korunmaya çalışılıyor. Ancak ne Türkiye Türkçesi ile yakın bir şekilde, ne de kendine özgü bir kültürel iklimde gelişebilmiş değil. Aksine günlük konuşma dilinde Türkçe, 200-300 kelime dağarcığı ile oldukça içine kapanmış ve edebiyat, bilim ve felsefe dili olmaktan uzak, sadece gündelik iletişim için kullanılan bir dil konumunda. Bu yönüyle elbette tahrip olmaya, kısmen unutulmaya aday bir dil. Bu bakımdan Türkçenin Avrupa’da da korunması ve hatta geliştirilmesi, akademi dili olması gerekiyor. Okullar ve eğitim sistemi bunun için temel taşıyıcı unsur” dedi ve örgün eğitim sitemi içinde Türkçenin konumunu istatistiki verilerle değerlendirdi. Yansıttığı karşılaştırmalı ampirik verilerde Türkçe dersine katılımın en fazla Kuzey Ren Vestfalya Eyaleti’nde olduğunu vurgulayan Dr. Ünalan “Burada dahi katılım yüzde 20’yi aşmıyor. Bavyera, Berlin gibi eyaletlerde katılım yüzde yedilerde kalıyor. O yüzden örgün eğitim sisteminde mutlaka yeni pedagojik, dilbilimsel, metodolojik, didaktik yaklaşımları ele almamız lazım” dedi.

TÜRKÇE EĞİTİM SİSTEMİ İÇERİSİNDE DESTEKLENMELİ

Dr. Ünalan “Türkçe, Almanya ve Avrupa Türklerinin en doğal hakkıdır. Türkçe’nin eğitim sistemi içinde Türk toplumunun nüfusuna göre desteklenmesi gerekiyor. Oysa biz bu hedefin çok uzağındayız. Ayrıca  Türkler, Almanya’nın vatandaşları konumunda. Devletin yasal olarak azınlık dili olmayan ama de facto ikinci büyük dil gurubu olan Türkçe’yi desteklemesi, devletine vergi veren vatandaşların temel isteği olmalı. Bu yönüyle Türkçenin devletin TV kanallarında yer alması, radyoda yer alması, devletin kültür politikaları içinde göz önünde bulundurulması gerekir. AB de üye ülkelerinden ‘azınlık ve yerel dilleri koruma altına almasını’ 1992’de “Europa der Regionen” programı anlaşması bağlamında bekliyor. Türklerin kendilerini AB vatandaşları olarak bu anlaşmadan doğan hakları olduklarına inanan, demokratik katılımla hak iddia eden konumunda görmeleri gerekir. Bu adımları sağlayacak olan ise Avrupa’da STK larımızıdır” sözleriyle STK’ların da içinde olduğu Türk toplumunu Türkçe ile ilgili bilgilendirdi ve yapılması gerekenlerin altını çizdi.

DEMOKRATİK HAKLARIN BİLİNCİNDE OLUNMALI

Türkçe derslerinin okul bağlamında korunması ve geliştirilmesi  gerektiğini vurgulayan Dr. Ahmet Ünalan ‚Türkçe derslerini müfredatın öngördüğü zeminde ve demokratik olanaklarla talep etmeliyiz. Okulların dışında çare aramamız, Türkçe derslerini herhangi bir geçerliliği olmayan derneklere kaydırmamız ve orada çocuklarımızın nitelikli bir şekilde Türkçe öğreneceğini varsaymamız mümkün değildir. Bu şekilde okullardaki Türkçe dersini tamamen yitirme aşamasına gelebiliriz.‘ dedi. Dr. Ahmet Ünalan dinleyenleri vergi verdikleri ve vatandaşı oldukları Almanya devletinden ve eyaletlerinden demokratik haklarını talep etmelerini ve demokratik sürece katılmalarını talep etti.

T.C.Essen Başkonsolosluğu eğitim Ataşesi Doç. Dr.  Mehmet Fikret Arargüç ise Essen Başkonsolosluk bölgesinden verdiği istatistiki rakamlarla eğitimin önemini ve öğretmen, veli ve STK’ların işbirliği olanaklarını anlattı. Doç. Dr. Mehmet Arargüç “Velilerimiz ve öğretmenlerimizi biraraya gelmeye davet ediyorum. Ben yaptığınız her türlü toplantıya katılırım. Sorunların çözümü ortak akla ve ortak iradeye bağlıdır. Bu tür toplantılarda eğitimde ortak paydalar bulunacaktı”‘ dedi.

MEDYAYA ÖZEL VURGU

Öte yandan Türkçe eğitiminin okul alanının dışında da toplumun bütün katmanlarına ve bütün yaş guruplarına yönelik sunulmak zorunda olduğunu vurgulayan Dr. Ahmet Ünalan: “Okul eğitimini destekleyen unsurlar, örneğin Türkçe tiyatro, sanat ve müziktir. Bu konuda okulların yanı sıra oluşturulacak kültür merkezleri aracılığyla  dilimizin korunması ve gelişmesine katkı sağlayacak kültürel etkinliklere dönük altyapı oluşturulmalı. Avrupa’ya dönük çiftdilli bütün alanlarda medya oluşturulmalı veya desteklenmeli” dedi.

Öğretmen Yurdagül Yağlıoğlu’nun  yönetimi ve niteliği yüksek soru ve yanıtlarıyla devam eden programın sonunda konuşmacılar ve çok sayıda katılımcı, Türkçenin bireysel ve kolektif kimlik oluşumunda ana unsur olduğunu, toplumun bütün unsurlarının bu yönde özeleştiri yaparak daha aktif bir şekilde çalışması gerektiğini belirttiler.

Muhabirce/HAMM

 

 

 

 

MAGAZİN& KÜLTÜR

Manga’dan 10. albüm geliyor
Pazar, 23.09.2018
Müzik dünyasının sevilen rock gruplarından Manga, İstanbul Açıkhava Konserleri kapsamında İstanbul Tema Park'da konser verdi. Manga'yı dinlemeye gelen yüzlerce kişi, grubun şarkıları ile doyasıya...

MEKANLAR&LOCATIONS

Perşembe, 02.11.2017
TARSUSLU sanatçı Sait Yıldız'ın ''Yara Kaldı'' türküsüne çektiği klibin kutlama yemeği, Gürkan Özer'in işlettiği Mönchengladbach'ın ünlü restoranı Blue Angel'da gerçekleşti. 46 yılı bulan sanat...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Veysel K.’ye torunu Mustafa K. bakıyor
Pazar, 23.09.2018
Sahte pasaportla gittiği Almanya'da emekli oldu; 48 yıl sonra yakayı ele verdi. İddiaya göre 48 yıl önce, Trabzon'un Akçaabat ilçesinde, kuzeni Veysel K.'ye (81) ait pasaporta kendi fotoğrafını...

BİLİM & TEKNİK

Erzurum- Doğu Anadolu gözlemevi (DAG)
Pazar, 23.09.2018
Erzurum'un Konaklı Karakaya tepesi'nde deniz seviyesinden 3 bin 170 metre yükseklikte kurulan ve dünyanın 3. büyük gözlemevi olma özelliğini taşıyan Doğu Anadolu gözlemevi'nin (DAG) inşaatına devam...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Hünkâr Almanya’da
Cuma, 18.05.2018
Rakı dünyasına hızlı bir giriş yapan Hünkâr Rakı Almanya’da sevenleriyle buluşuyor. Yemekli toplantılarla rakı severlere tanıtılan Hünkâr Rakı, Almanlar tarafından da beğeniliyor. Almanya’nın...

DERNEKLER- VEREINE

Essen ADD Kurucu Yönetim Kurulu
Cumartesi, 22.09.2018
Essen’de yaşayan Essen Uyum Meclisi üyesi ve siyasi ve sosyal faaliyetleriyle tanınan Hülya Bal Coşkun öncülüğünde Essen Atatürkçü Düşünce Derneği kuruldu. Hülya Sancak/ ESSEN Essen’de cuma günü...