Text Resize

-A +A

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir

Almanya'nın 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff C.Wulff-Brühl Türk Ocağı Başkanı Aydın Parmaksızoğlu ile Almanya'nın 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff, Brühl kentinde Brühl Türk Kültür Ocağı'nın Max Ernst Museum’da düzenlediği "Farklı kültürlerle birlikte yaşam” temalı konferans ve panele katıldı.       

Açılış konuşması Brühl Türk Kültür Ocağı Başkanı Aydın Parmaksızoğlu tarafından yapılan konferansa çeşitli göçmen dernekleri başta olmak üzere 300’ün üzerinde Türk ve Alman izleyici katıldı. Parmaksızoğlu açılış konuşmasında‚ “Gururla hem köklerimize, milli kimliğimize vurgu yapıyoruz ama aynı zamanda Almanya şemsiyesi altında ortak değerlerimizi ve ortak kimliğimizi de sahipleniyoruz” dedi. 

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir Federal Almanya’nın 10. Cumhurbaşkanı Christian Wulff ise konuşmasında değişim sürecinden geçen Almanya’ya ve dünyadaki konumuna vurgu yaparak “Çok kültürlü, çok inançlı, demokrasisini ve güvenliğini sağlayan ve yaşatan bir Almanya mümkün, bunu birlikte gerçekleştireceğiz” dedi.

Almanya’da yabancı düşmanlığının, göçmenlerin bulunmadığı yerlerde fazla, göçmenlerin yaşadığı bölgelerde ise az olduğunu vurgulayan Wulff, bu durumun da önyargılı olmayanların bir arada kardeşçe yaşayabildiğini gösteren en güzel örnek olduğunu söyledi.  Wulff: “Tarihin hiçbir evresinde bu kadar güvenli, bu kadar refah içinde olmadık. Bunun kıymetini bilelim ve geleceğimize güven içinde bakalım” dedi.

TOPLUMDAKİ BİRLİKTELİK SÜRDÜRÜLMELİ

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir Wulff, “Çeşitlilik ve farklılıklar içinde toplumsal birliktelik, gelecek yıllarımız için en önemli konulardan biri. Ailem ve onların aileleri savaştan sonra ülkeyi büyük fedakarlıklarla inşa ettiler. Benim kuşak iki Almanya’nın yeniden birleşmesini başardı. Şimdiki aktif kuşağı bekleyen en büyük görev ve sorumluluk, toplumdaki bu birlikteliği sürdürmek. Onun daimi olması için onu beslemek. Birbirimize karşı değil, birbirimizle beraberce konuların temellerine inmek” diye konuştu.

11 Eylül öncesi kendi ülkesinde olduğu gibi tüm dünyada birliktelik ikliminin iyi olduğunu ancak 11 Eylül olaylarının çoğu insanı tedirgin ettiğini anlatan Wulff, “Almanya Kendini Yok Ediyor” isimli kitabıyla göçmen kökenlileri aşağılayıp büyük tartışmalara neden olan politikacı Thilo Sarrazin ve onun zihniyetindeki yabancı düşmanı akımları eleştirdiğini belirtti.

Cumhurbaşkanlığı döneminde, iki Almanya’nın birleşme bayramında yaptığı tarihi konuşmayı hatırlatan Wulff, şunları kaydetti:

ÇOK KÜLTÜRLÜLÜK ÇOK BÜYÜK BİR ZENGİNLİK

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir “Hristiyanlık ve Yahudiliğin belirlediği değerlerimizin yanında, ‘Artık İslam da bize aittir, parçamızdır’ dedim. 4-5 milyon Müslümanın yaşadığı Almanya’da bu insanlar sadece birey olarak değil, onların dinleri kültürel değerleri, imamları, camileri dini ve kültürel yaşama şekilleri de de bize ait parçalar. Anayasamızın ilk başında, ‘İnsanlık onur ve haysiyeti dokunulamaz’ diye yazıyor, 3. maddede ise ‘Kimse inancından dolayı dışlanamaz, ötekileştirilemez’ diyor.”

Avrupa’da yaşanan 30 yıllık savaşlardan yani tarihten ders çıkarılması gerektiğini vurgulayan Wulff, “Bu dersleri de her daim diri tutup, şiddetle ilgili her türlü adım ve girişimlerin karşısında olmalıyız. Birinci ve ikinci dünya savaşlarını iyi anlayıp, bir daha bu tür kötülüklerin yaşanmaması için devamlı uyanık olmalıyız. Ülkemizde, azınlıklara yapılmış olan yanlışların ve zulümlerin, günümüzde unutulduğunu görmek üzücü.” ifadelerini kullandı.

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir Uluslararası ilişkilerde önceliğin barış ve huzur içinde birlikte yaşamak olması gerektiğinin altını çizen Wulff, şöyle devam etti: “Benim kabinemde bir Müslüman bakanımız vardı. 2014’te Mesut Özil, Kedira, Boeteng gibi göçmen kökenli futbolcularla dünya şampiyonu olduk. Şundan eminim ki, bugün Franz, Hans, Jens, Lothar ve Robert ile bırakın şampiyonluğu ilk ön elemeleri geçemeyiz. Turları atlatan golleri kimler atacak? Milli takımımızda çok ulusluluk ve dünyaya açıklılık en bariz bir şekilde kendini gösteriyor. Müzik dünyamızı renklendiren Helene Fischer de Rusya’dan gelme. Demem o ki, çok kültürlülük korkulacak birşey değil aksine hepimizin faydasına çok büyük bir zenginlik. Başkalarından öğrenmeye hep açık olan ülkemin insanı, bu tarihi özelliğini yeniden hatırlamalı. Romalılardan, su naklini öğrendik. Görüldüğü gibi, açık olmak, hepimizin ciddi anlamda işine yarıyor.”

ALMANYA AVRUPA’NIN ORTASINDA HEP ÇOK KÜLTÜRLÜ BİR ÜLKE OLMUŞTUR

İki Almanya’nın birleşmesinin üzerinden 30 yıl geçmesine rağmen ötekileştirme, nefret ve düşmanlığın sıradanlaşma emarelerini görmenin kendisini üzdüğünü belirten Wulff, bunların haklı hiçbir gerekçesi olamayacağını, herkesin eşit bireyler olduğunu söyledi.

“1950’li yılların Almanyasını mı istiyoruz, yoksa şimdiki çok renkliliğini daha da ileriye mi götürmek istiyoruz?” diye soran Wulff, “Almanya, Avrupa’nın ortasında hep çok kültürlü bir ülkeydi, bundan hep kazandık ve büyüdük. Bu özellikten asla uzaklaşmamamız gerekiyor. Barış ve huzur içinde birlikteliğimiz için buna muhtacız.” ifadelerini kullandı.

Almanya’da 8’i Türk, 10 kişiyi öldüren Nasyonel Sosyalist Yeraltı (NSU) terör örgütünün kurbanlarının yakınları ile irtibatının devam ettiğinin altını çizen Wulff, “Irkçı NSU katillerinin öldürülen masum insanların ailelerinin içinde aranmış olması, katilleri bulması gerekenlerin tarihe geçen hatası ve ayıbı oldu.” değerlendirmesinde bulundu.

Christian Wulff- Prof.Dr. Ahmet Ünalan Konuşma sonrası paneli Prof. Dr. Ahmet Ünalan Almanya’nın tarihi dönüm noktalarına slaytlar aracılığıyla vurgu yaparak eski Cumhurbaşkanı Christian Wulff’un Almanya tarihiyle ilgili analizlerine değindi.

İSLAM ALMANYA’NIN BİR PARÇASIDIR

Wulff‘un Almanya’nın geçen yüzyılda demokrasi ve güvenlik politikalarını inşaa ettiğini bu yüzyılda da en büyük hedefinin çokkültürlü toplum projesini gerçekleştirmek olduğunu belirttiğini hatırlatan Ünalan, toplumsal dönüşümün hangi araçlarla ve dinamiklerle sağlanacağını sordu.

Cumhurbaşkanı Wulff :‘Toplumlar bazen değişimin hızına ayak uydurmakta zorlanabilirler, ancak değişim kaçınılmazdır. Ben Cumhurbaşkanlığım ilk yılında İslam Almanya’nın bir parçasıdır dedim. Bu büyük bir tepkiye neden oldu. Hala aynı fikirdeyim ve zaman bu konuda ne kadar haklı olduğumuzu gösteriyor, o yüzden değişimi yönlendirmek lazım‘ dedi. Christian Wulff: “Almanya henüz 50 yıl evvel kendi içinde mezhepler arası gerilimlerin olduğu bir ülkeydi. Bu süreci aşmış ve tarihsel deneyimi olan bir ülke benzer kültürel açılımı sağlayacaktır” dedi.

ÜNALAN: TÜRKLER ALMANYA İÇİN BİR ŞANS”

Wulff: Atatürk’ün vizyonu Avrupa’da gerçekleştirilmelidir Prof.Ünalan toplumbilimsel açıdan Avrupa’da oluşma sürecinde olan Türk kimliğini tarihsel karşılaştırmalar ve örneklerle anlattı. Ünalan ‚Avrupa Türkleri olgun şartlarda hem kendi dillerini ve kültürlerini koruyup – zenginleştirerek geliştirme, hem de içinde bulunup parçası oldukları kültür ve dilleri etkileme olanağına sahiptirler. Almanya’da yaklaşık 3 milyon insan, Avrupa’da 5 milyon insan Türkiye kökenli. Türkçe, bu insanların anadili; aynı zamanda kültürlerini, toplumsal kimliklerini ve toplumsal hafızalarını, azınlık bilincini, Türkiye ile olan bağlarını şekillendiren ana unsur. Türkiye’den Avrupa’ya göç, büyük ölçüde 1960’lı ve 70’li yıllarda kırsal bölgelerden Almanya’nın sosyolojik alt katmanlarına doğru gerçekleşmişti. Bu şartlara rağmen Türk toplumu ciddi bir atılım gerçekleştirdi ve konum değiştirdi. Şu anda Almanya gündemini belirleme iddiasında olan çift kimlikli yeni bir Türk Alman orta sınıfı oluşmakta‘ dedi.

Ahmet Ünalan göç tarihine atıf yaparak ‚ Türk – Alman kimliğinin barışcıl ve uyumlu olduğunu belirtti. Dr. Ahmet Ünalan Alman seyircilere dönerek “Türkler Almanya için bir şans. Almanya büyük ölçüde huzur içinde yaşıyorsa, diğer komşu ülkelerin toplumsal uyum sorunları ile karşılaşmıyorsa bu büyük ölçüde demokrasi ve sekülerlik tecrübesi olan Türklerin sayesindedir, bu insanlara Alman toplumu olarak teşekkür borçluyuz” dedi. Dr. Ünalan’ın bu tespitine Cumhurbaşkanı Wulff dahil salondaki Türk ve Alman seyirciler yoğun alkışla tepki verdiler. Cumhurbaşkanı Wulff ve Ünalan aynı zamanda Brühl Türk Alman Dostluk Derneği’ne de emeklerinden dolayı teşekkür etti.

AVRUPA YANLIŞ YAPMIŞTIR

(Soldan) C.Wullf- Prof. A.Ünalan Wulff gelen sorular üzerine ‚Türkiye’nin 2000’li yıllardaki Avrupa Birliği performanısın önemine vurgu yaptı. Wulff‘: ‚Bu gelişme Türkiye’de maalesef uzun soluklu olamadı. Bu noktada Avrupa ve bizim yanlışlarımızın olduğu bir gerçek. Türkiye’deki gerilimler Almanya’daki Türk toplumuna olumsuz olarak yansıyor, o bakımdan Türk siyasetinin Almanya Türklerinin gündemini krizlerle belirmesini istemiyorum. Almanya gündemini belirleme uğraşını eleştiriyorum‘ dedi.

Dr. Ahmet Ünalan toplantının ilerleyen kısmında: ‚2000’li yıllarda Avrupa Türkiye’nin AB üyeliği noktasında büyük bir fırsatı heba etti. Türkiye’nin olası bir Avrupa Birliği üyeliğiyle hem Türkiye demokrasisini güçlenir, hem Türkiye’nin  Avrupa açısından istikrar unsuru olmasını sağlar ve hem de bu süreç Avrupa’daki Türk toplumunun uyumuna büyük katkı yapardı‘ dedi. Dr. Ünalan: ‚Avrupa kimliği şemsiyesi altında Türk Alman kimliği Avrupa barışı açısından da çok önemlidir. Almanya ve Avrupa çokkültürlü toplum gerçeğini kabul etmekle küresel rekabet içinde güç olabilir‘ dedi.

ALMANYA’NIN LEHİNE BİR TARTIŞMANIN ÖNÜNÜ AÇTIM

Wulff toplantı sonunda Türkiye Cumhuriyeti kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün ‚Yurtta Sulh, Cihanda Sulh‘ sözüne vurgu yaparak. Bu büyük devlet adamının viyzonunu hem Almanya’da, hem de Avrupa’da gerçekleştirmeliyiz‘ dedi.

Panel Ünalan’ın Wulff’a manidar bir soru yöneltmesiyle sonlandı. Ünalan: ‚Türk toplumunda hakim bir inanç veya varsayım var. Wulff İslam Almanya’ya aittir dememiş olsaydı, siyasette bu kadar yıpratılmazdı deniyor. Buna katılır mısınız?‘ diye sordu. Wulff soruya: ‚Ben o günkü tespitime katılıyorum ve her fırsatta tekrar tekrar altını çiziyorum. Evet ben yıpratılmış olabilirim ama Almanya’nın lehine olan bir tartışmanın önünü açtım. Biz son yüzyıllarda çok büyük dönüşümler sağladık. Çokkültürlü, açık ve demokratik toplum hedefini de gerçekleştireceğiz‘ diye yanıt verdi.

Muhabirce/AA/BRÜHL

Editör: Hülya Sancak

MAGAZİN& KÜLTÜR

Asil ve yedek finalistler (soldan) Ceyda, Linda, Şevki ve Yasin
Thursday, 12.12.2019
4. Sinemanın Kral ve Kraliçesi Yarışması’nın 2020 finali için geri sayım başladı. İstanbul’da dördüncü kez yapılacak olan yarışma için başvurularda bütün hızıyla devam ediyor. Yarışma için Türkiye’...

MEKANLAR&LOCATIONS

Çay bahçesinde çaylar semaverden
Saturday, 15.06.2019
Duisburg'un Hamborn semtindeki İltis Park'ta hizmet veren çay bahçesi, semaver çayı ve nargile servisiyle vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Duisburg'un Hamborn ile Neumühl semtleri arasında...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Almanlar Türkiye’den vazgeçemiyor
Thursday, 12.12.2019
Almanların tatil için yoğun şekilde Türkiye’ye talep göstermesi, "Türkiye’nin eski gücüne geri döndüğü" şeklinde yorumlandı. Alman Seyahat Acenteleri Birliğinden (DRV) yapılan açıklamada, Almanların...

BİLİM & TEKNİK

Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy’a Alman Tıp Ödülü verildi
Tuesday, 19.11.2019
Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen törenle Alman Tıp Ödülü'nü aldı. Düsseldorf Kongre Merkezi'ndeki törende "German Medical Award 2019" ödülüne layık...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Özellikle çocuklar doğru ekmekle doğru şekilde beslenmeli
Friday, 22.02.2019
Ankara'da 12 yıldır ekmek sektöründe bulunan Mine Ataman (40), Anadolu'da ekmeklerin ekşi maya ve uzun fermantasyonlarla yapıldığını söyleyerek, "Ekşi maya ve uzun fermantasyonla ekmek yaptığımızda...

DERNEKLER- VEREINE

POYAD’tan Kaz Gecesi hazırlığı
Saturday, 30.11.2019
Duisburg’ta faaliyet gösteren Ardahan Posof Kültür Derneği (POYAD) 12 Ocak 2020 tarihinde gerçekleştirmeyi planladığı Kars, Ardahan, Posof Kaz Gecesi'nin tanıtımını yapmak için dernek lokalinde bir...