Text Resize

-A +A

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Ayasofya'nın Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına ilişkin Cumhurbaşkanı Kararı Resmi Gazete'nin mükerrer sayısında yayımlandı.

Kararda, Ayasofya Camisi'nin müzeye çevrilmesi hakkındaki 1934 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı'nın Danıştay 10. Dairesinin kararıyla iptal edildiği anımsatıldı. 

Bu kapsamda, Ayasofya Camisi'nin yönetiminin 633 sayılı Diyanet İşleri Başkanlığı Kuruluş ve Görevleri Hakkında Kanun'un 35. maddesi gereğince Diyanet İşleri Başkanlığına devredilerek ibadete açılmasına karar verildiği belirtildi.

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, sosyal medya hesabından söz konusu Cumhurbaşkanı Kararı'nı "hayırlı olsun" notuyla paylaştı.

DANIŞTAY 10. DAİRESİ'NİN AYASOFYA KARARININ GEREKÇESİ:

Danıştay 10. Dairesinin, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptaline ilişkin kararının gerekçesinde, Ayasofya'nın Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı mülkiyetinde bulunduğu, cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu belirtildi.

Sürekli Vakıflar Tarihi Eserlere ve Çevreye Hizmet Derneğinin açtığı davada, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine yönelik Bakanlar Kurulu kararının iptaline oy birliğiyle karar veren Danıştay 10. Dairesi'nin gerekçesi açıklandı. 

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Daire'nin 19 sayfalık gerekçesinde, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, ilgili mevzuat, Anayasa Mahkemesi, Yargıtay, Danıştay ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi kararları kapsamında değerlendirildiği belirtildi. 

STATÜ MUHAFAZA EDİLECEK

Gerekçede, Ayasofya'nın, statüsü muhafaza edilerek, hukuk düzeninde güvence altına alınan özel hukuk tüzel kişiliğini haiz mazbut vakıf niteliğindeki Fatih Sultan Mehmet Han Vakfının mülkiyetinde olduğu kaydedildi.

Ayasofya'nın, vakfedenin iradesi gereği, sürekli şekilde cami olarak kullanılması için toplumun hizmetine sunulduğu, bedelsiz kamunun istifadesine terk edilmesi yönüyle hayrat taşınmaz niteliği taşıdığı, tapu belgesinde de cami vasfı ile tescilli bulunduğuna dikkati çekilen gerekçede, şu ifadeler yer aldı:

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de "Vakıf senedinin, hukuk kuralı etki değer ve gücünde olduğu, vakfedilen taşınmazın vakıf senedindeki niteliğinin ve kullanım amacının değiştirilemeyeceği, bu hususun tüm gerçek tüzel kişiler kişilerle birlikte davalı idare için de bağlayacı olduğu kuşkusuzdur. "

Türk hukuk sisteminde kadimden beri korunarak yaşatılan vakfa ait taşınmaz ve hakların vakfiyesi doğrultusunda istifadesine bırakıldığı toplum tarafından kullanılmasına engel olunamayacağı, vakıf senedinde sürekli olarak tahsis edildiği cami vasfı dışında kullanımının ve başka bir amaca özgülenmesinin hukuken mümkün olmadığı sonucuna varılmıştır."

KULLANIM ŞEKLİ İÇ HUKUKA GÖRE BELİRLENECEK

Danıştay 10. Dairesinin, Ayasofya'nın camiden müzeye dönüştürülmesine dair 24 Kasım 1934 tarihli Bakanlar Kurulu kararının iptaline ilişkin kararının gerekçesinde, Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilen Ayasofya'nın kullanım şeklinin iç hukuka göre belirlenmesinin önünde engel teşkil eden herhangi bir kuralın Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme'de yer almadığı belirtildi. 

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Danıştay 10. Dairesinin gerekçesinde, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nde güvence altına alınan haklar arasında "vakıf kurma hakkı"nın açıkça yer almadığı, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi'nin (AİHM) de sözleşmenin 11. maddesinde sadece birlik kurma hakkından bahsedilmesi rağmen bu maddeyi vakıf kurma hakkını da kapsayacak şekilde yorumladığı vurgulandı.

AİHM'in bazı vakıfların yaptığı bireysel başvuruda sözleşmenin ilgili hükümleri uyarınca mülkiyetin korunması hakkının ihlal edildiği yönündeki iddiaları incelediği aktarılan gerekçede, AİHM'in Osmanlı döneminde kurulanlar dahil olmak üzere vakıfların korunan statülerinin bir sonucu olarak sahip oldukları taşınmaz ve hakların mülkiyet hakkı kapsamında korunmasını garanti altına aldığı ifade edildi.

Gerekçede, mülkiyet hakkının maliki olunan varlığı kullanma, değerlendirme ve yararlanma yetkilerini içerdiği açık olduğundan, vakfedenin vakfettiği mal ve haklarla ilgili iradesinin korunması, vakıf varlığının kullanılmasında bu iradeye uygun davranılması gerektiği kaydedildi.

 Vakfedenin iradesine aykırı olarak vakıf taşınmazının vasfının değiştirilmesi ya da vakfedenin iradesi hilafına başka bir amaca hizmet edecek şekilde kullanılmasının AİHM içtihatlarıyla da bağdaşmadığına işaret edildi. 

DÜNYA MİRASI LİSTESİ'NE DAHİL EDİLEN AYASOFYA'NIN KULLANIM ŞEKLİ

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Danıştayın gerekçesinde, Ayasofya'nın evrensel miras olarak kabul edilmesi de değerlendirildi. 

Dünya Kültürel ve Doğal Mirasının Korunmasına Dair Sözleşme'nin 6. maddesi hükmü bağlamında, sözleşmeye taraf devletlerin, Ayasofya kültürel ve doğal mirasının, toprakları üzerinde bulunduğu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin egemenliğine tam olarak saygı göstererek ve ulusal yasalarının sağladığı mülkiyet haklarına zarar vermeden, uluslararası toplum tarafından iş birliği ile korunması gereken evrensel bir miras olduğunu kabul ettiklerinin açık olduğu belirtildi. Gerekçede, şu tespitler yapıldı:

"Buna göre, kullanım durumuna ilişkin herhangi bir niteleme yapılmaksızın 'İstanbul'un Tarihi Alanları" başlığı altında Dünya Mirası Listesi'ne dahil edilen Ayasofya'nın kullanım şeklinin iç hukukumuza göre belirlenmesinin önünde engel teşkil eden herhangi bir kural sözleşmede yer almamaktadır. Aksine, Ayasofya'nın kullanım şeklinin iç hukukumuzda yer alan 'vakıf mülkiyet hukuku' çerçevesinde belirlenmesi, Sözleşmenin 6. maddesinde ifade edilen 'egemenliğe tam olarak saygı gösterme' ve 'ulusal yasaların sağladığı mülkiyet haklarına zarar vermeme' ilkeleri kapsamında Sözleşme'den kaynaklanan bir zorunluluktur. 

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Sözleşmenin asıl amacı Dünya Mirası Listesi'ne alınan doğal veya kültürel mirasın korunması olup kültürel mirasın kullanım alanı, kültürel mirasın bulunduğu ülkenin iç hukukuna göre tayin edilecektir.

Nitekim, Dünya Mirası Listesi'nde yer verilen ve ülkemizde bulunan miras alanlarından, Ayasofya'nın da içinde yer aldığı 'İstanbul’un Tarihi Alanları' ile diğer miras alanlarında, Selimiye Camii, Divriği Ulu Camii, Süleymaniye Camii, Sultan Ahmet Camii, Şehzade Mehmet Camii ve Zeyrek Camii gibi halen cami olarak kullanılan çok sayıda tarihi eser de bulunmaktadır." 

"BAŞKA AMACA ÖZGÜLENMESİ HUKUKA AYKIRI"

Gerekçede, bu malların, hiçbir kişinin özel mülkiyetinde olmayıp kamunun kullanımına ve istifadesine tahsis edildiği, hayrat taşınmazların, istisnalar dışında vakfın belirlediği kullanım şekli dışında bir kullanım amacına tahsis edilemeyeceği ifade edildi.

Ayasofya'nın ibadete açılmasına ilişkin karar Resmi Gazete'de Belirtilen istisna hükümlere göre de hayrat taşınmazların, mümkün mertebe gayece aynı diğer hayrata tahsis edilmek zorunda olduğu kaydedilen gerekçede, "Vakıf hayrat taşınmazların temel özelliği, bunların amaç dışı kullanımlara karşı üçüncü kişiler yanında, bizzat devlete karşı da korunmuş olmasıdır. Bu vakıfların devletin koruması altında olması, devletin istediği zaman ve istediği şekilde vakıf malları üzerinde tasarrufta bulunması anlamına gelmez. Devlet, sadece amacı doğrultusunda kullanılmasını teminen, vakıf mallarının kendisine emanet edildiği varlık konumundadır. Düzenleyici işlemlerle vakıf hayrat taşınmazların, başka bir amaca özgülenmesi mevzuata ve evrensel hukuk ilkelerine aykırı olacaktır." değerlendirmesinde bulundu. 

Eski vakıf statüsü açıkça korunmuş olmasına rağmen, dava konusu Bakanlar Kurulu kararı incelendiğinde, tapu kaydına göre mazbut bir vakıf olan Ebulfetih Sultan Mehmet Vakfı'na, günümüzde Fatih Sultan Mehmet Han Vakfı'na ait ve vakfiyesi gereğince cami olarak kullanılması gereken hayrat taşınmaz niteliğindeki Ayasofya Camisi'nin müzeye dönüştürüldüğü belirtilen gerekçede, dava konusu Bakanlar Kurulu kararının, "vakıf senedi hangi tarihte düzenlenmişse o tarihteki mevzuatın uygulanacağını" hükme bağlayan 864 sayılı Kanun'un 1. maddesine açıkça aykırı olduğu bildirildi.

Muhabirce/AA (Anadolu Ajansı) ANKARA

MAGAZİN& KÜLTÜR

Merhum gazeteci İbrahim Ergül’ün "El Kapıları Vatan Oldu" isimli kitabı çıktı
Monday, 12.07.2021
Almanya'da uzun yıllar Türkçe medyaya emek veren ve 16.01.2021 tarihinde aramızdan ayrılan çalışma arkadaşımız, ağabeyimiz İbrahim Ergül'ün ölmeden önce kaleme aldığı „El Kapıları Vatan Oldu“ kitabı...

MEKANLAR&LOCATIONS

Soldan: Attila Koca, İbrahim Aydın, Kürşad Koca
Saturday, 19.09.2020
MUHABİRCE/ NEUKİRCHEN-VLUYN - Duisburg ve çevresi için Neukirchen-Vluyn şehrinde Wilhelm-Reuter-Allee 1 numarada, 12 bin metrekare alan üzerinde açılan düğün ve etkinlik Salonu VIVA Event &...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

Egetürk çalışanlarına Biontech aşısı yaptırıyor
Thursday, 22.07.2021
Kovid 19 salgını dolayısıyla iş dünyasında yaşanan sıkıntılar devam ederken, global çapta pek çok şirket virüse karşı önlem alıp, çalışanları için Kovid 19 aşısı yaptırıyor. Egetürk de çalışanlarına...

BİLİM & TEKNİK

25. Aydın Doğan Ödülü Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin'e verildi!
Thursday, 17.06.2021
Aydın Doğan Vakfı tarafından, her yıl kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanlarında, ulusal ve uluslararası başarıya ulaşmış kişi ya da kurumları ödüllendirmek amacıyla verilen ‘Aydın Doğan Ödülü’nün...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Sade poğaça
Sunday, 20.12.2020
Malzemeler 2 yumurta akı 2 su bardağı süt 1 bardak su 1,5 su bardağı sıvı yağ (ölçü eritilmiş tereyağı ile karıştırılabilir) 1 paket yaş maya.1 kaşık tuz, 1 kaşık şeker 1 bardak nişasta, aldığı kadar...

DERNEKLER- VEREINE

TAYSD’den Türk kültürü üzerine seminerler dizisi
Saturday, 03.07.2021
Türk Alman Yardım Sevenler Derneği (TAYSD) ve Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanığı (YTB) işbirliğiyle “Genç Destek” projesi kapsamında düzenlenecek seminer dizisinin ilki gerçekleştirildi...