Text Resize

-A +A

Sevgi,barış ve uzlaşma dili kazandı

Aylardır süren seçim stresinden geldiğimiz nokta malesef hiç olumlu değil! Sırf 3-5 oy fazla alabilmek, koltuğu kaptırmamak adına nereye geldiğimiz dönüp bakıldığında görülecektir.

Sonuç olarak, Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu seçimin tartışmasız kazananıdır. Kısaca sevgi, barış ve uzlaşma dili kazandı. CHP içinden ülkenin değerleriyle barışık birinin çıkması ve gelecek adına umut vaad etmesi Türkiye'nin kazanımıdır. İstanbul seçimi sonrası kırıcı,incitici dilden kurtulmalı, tepeden bakış yaklaşımından   uzaklaşılmalı. Kibir, ayrıştırma ve ötekileştirme döneminin bitirilmelisi hepimiz için kazanç olacaktır.

31 Mart'ta az bir farkla da olsa sandıktan çıkan Ekrem İmamoğlu beklenen bir farkla seçimi ikinci kez kazandı. İstanbullu seçmen, 'Kibir abidesi'ne bürünmüş, 'Güç sarhoşluğu'na kapılıp hiç bir şeyi görmeyen, hergün ayrıştırma ve ötekileştirme dili kullanan siyasetçilere faturayı kesmiştir.

'Kenar mahalle başkanı' denilerek bu ülkenin insanlarını küçümseyenler, kendilerinden başkalarına tepeden bakanlar umarım geçmiş dönemde yapılan hatalarından dolayı öz eleştiri yaparlarsa ülkemiz için kazanç olacaktır. Yok sırf kendi seçmen kitlesini konsolide edebilmek için kullanılan dil sürdürülürse kaybeden hepimiz olacağız.

Seçim sürecinde yaşanan etik olmayan ve anlamakta zorlandığım bir iki konuya değinmek istiyorum:

Zaman, zaman dost sohbetlerinde ; 'Uzaktan bakınca Türkiye nasıl gözüküyor?' sorusu sorulur. anlatmaya başlanıldığında itirazlar yükselir. İnsanlarımız, iyi niyetlide olsa farklı söylemlere malesef tahamül edemiyor.Tartışmayı geçtim, oturup konuşma kültürü yok olmuş! Herşeyden önemlisi insanlarımızın bir birine olan güvenleri yok olmuş!

xxx

31 Mart'tan sonra 'Sandık kurulu' sözünü çok duyar olduk! Sandık kurulu başkanının kamu görevlisi olmasını hiçbir zaman anlayamadım.

40 Yıldır Avrupa'da yaşıyor, en az 15 sene oturduğum mahallenin seçim sandığının başkanlığını yapıp, yerel, ulusal ve Avrupa Parlamentosu seçimlerinde sorumluluk taşıdım. Gönüllülük esasıyla oluşturulan sandık görevlileri arasında kamuda çalışanlarda vardı, ama başkan illada kamu görevlisi olacak diye de zorlama yoktu. Seçme ve seçilme hakkı olan görev alabiliyordu. Bizde neden 'Kamu görevlisi' zorunluluğu aranır? İnsanımıza şüpheyle yaklaşıyoruz. Haklı gerekçeleri olsa bile sürdürülebilir bir uygulama olamaz.

31 Mart öncesi aklı başında hiç bir siyasetçinin kullanmaması gereken dil kullanıldı. Siyasetçi kendi 'Beka'sı için böyle bir hata yaptı,sokaktaki vatandaş,komşumuz bu dili sorguladı mı? Hayır! Peki sorgulama kültürü neden yok oldu?

xxx

Kenar mahaleden çıkıp gelen, çok az insanın tanıdığı,ülkenin değerleriyle barışık genç bir adam söylem ve eylemleriyle  seçmenin gönlüne girmeyi başardı. Hakkında üretilen tüm provakasyonlara rağmen sevgi dilinden ayrılmaması 31 Mart akşamı az farklada olsa seçimi kazanmasının önemli faktörleri arasında yer aldı. 31 Mart gecesi başlayan ve günler süren ayak oyunlarını biraz sorgulama yeteneğine sahip insanımız gördü.

YSK'nın aldığı karar sonrası, abartılı da olsa Ekrem İmamoğlu'nun seçimi açık farkla kazanacağını yazmıştım. Sonrası gelişmeleri önümüzdeki günlerde kuşkusuz uzmanların yanı sıra siyasetçiler değerlendireceklerdir.

Değinmek istediğim diğer konu İstanbul'la ilgisi olmayan herkesin bu seçimde söz  söylediği gibi eyleme geçmesi. 31 Mart öncesi ve sonrası Avrupa'da yaşayan Türkler de seçimler üzerine hiç de hoş olmayan değerlendirmelerde bulunup, karşılıklı incitici paylaşımlar yapıldı!

Özellikle son 2,3 haftada Almanya’dan bazı dernek başkanları neden İstanbul'a taşındı?  STK olarak nitelediğimiz dernek başkanlarını üyeleri İstanbul seçimine müdahil olsunlar diyemi seçti? Niye aynı hassasiyet Avrupa daki sorunlar için gösterilmez? Umarım söz konusu derneklerin üyeleri bunu sorgulayacaklardır.

Sonuç olarak, Millet İttifakı'nın adayı Ekrem İmamoğlu seçimin tartışmasız kazananıdır. CHP içinden ülkenin değerleriyle barışık birinin çıkması ve gelecek adına umut vaad etmesi Türkiye'nin kazanımıdır. 31 Mart akşamı millet iradesine, sandıktan çıkan sonuca herkesin saygı duyması gerekirdi. Demokrasiye inanılmaz ise faturanın ağır olacağı görülmüş olması gerekir. Sonucun İstanbul ve ülkemiz için hayırlı olmasını diliyorum.

MAGAZİN& KÜLTÜR

"23,5 Hrant Dink Hafıza Mekanı"
Monday, 20.01.2020
Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de, kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin eski ofisinin önünde öldürülmesiyle, toplumsal hafızada önemli bir yer tutan Agos gazetesinin eski ofisinde...

MEKANLAR&LOCATIONS

Çay bahçesinde çaylar semaverden
Saturday, 15.06.2019
Duisburg'un Hamborn semtindeki İltis Park'ta hizmet veren çay bahçesi, semaver çayı ve nargile servisiyle vatandaşların yoğun ilgisiyle karşılaşıyor. Duisburg'un Hamborn ile Neumühl semtleri arasında...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

"23,5 Hrant Dink Hafıza Mekanı"
Monday, 20.01.2020
Hrant Dink'in 19 Ocak 2007'de, kurucusu ve genel yayın yönetmeni olduğu Agos gazetesinin eski ofisinin önünde öldürülmesiyle, toplumsal hafızada önemli bir yer tutan Agos gazetesinin eski ofisinde...

BİLİM & TEKNİK

Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy’a Alman Tıp Ödülü verildi
Tuesday, 19.11.2019
Yapay kalp cerrahı Dr. Dilek Gürsoy, Almanya'nın Düsseldorf kentinde düzenlenen törenle Alman Tıp Ödülü'nü aldı. Düsseldorf Kongre Merkezi'ndeki törende "German Medical Award 2019" ödülüne layık...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Özellikle çocuklar doğru ekmekle doğru şekilde beslenmeli
Friday, 22.02.2019
Ankara'da 12 yıldır ekmek sektöründe bulunan Mine Ataman (40), Anadolu'da ekmeklerin ekşi maya ve uzun fermantasyonlarla yapıldığını söyleyerek, "Ekşi maya ve uzun fermantasyonla ekmek yaptığımızda...

DERNEKLER- VEREINE

Cumhuriyet’in Kilit Taşı Laiklik
Tuesday, 14.01.2020
Almanya’nın Duisburg şehrinde faaliyet gösteren Duisburg Atatürkçü Düşünce Derneği, “Cumhuriyet’in Kilit Taşı Laiklik'' adlı bir söyleşi programı düzenledi. Programa dernek üyeleri ve vatandaşlar...