Text Resize

-A +A

Sıla yolu ölüm yolu olmasın

Yine sıla yolundan acı haberler almaya başladık. Yönü ister Anavatan, isterse tatil dönüşü olsun, o yolun kazaları hep acı olur. Hele onca yolu gidip, memlekete, ait olduğu şehre az bir yol kala yapılan kazaların acısı, hüznü tarifsizdir. Her yıl çok sayıda insan için, umutların adeta bittiği yerdir sıla yolu. Hasretlerin yarım kaldığı, vuslatların oracıkta bırakıldığı yerlerdir sıla yolu. Başka kazalara benzemez sıla yolu vesselam.

Avrupalı Türklerin yaşadıkları ülkelerde maruz kaldıkları acılar başka, sıla yolunda başına gelen felaketler daha bir başka. Neden acı olur sıla yolu kazaları, neden yıllarca unutulmaz sıla yolu acıları? Avrupalı Türklerin sıla yoluna nasıl hazırlandığına şöyle bir bakarsak, o yolunun neden acı olduğu bir nebze de olsa belki anlaşılır diye düşünüyorum.

Avrupalı Türkler, kendilerine verilen unvandan da anlaşıldığı üzere yaşamlarını yarım asırdan fazladır,  Avrupa ülkelerinde sürdürmekte. Avrupa'nın bir takım nimetlerinden yararlanmış olsalar da, memleketinden, sevdiklerinden, kısaca anavatanından uzakta ikamet ediyor Avrupalı Türkler. Yani hep bir yanı eksik kalıyor hep. O eksik de elbette anavatana olan hasretliktir. Kendi öz vatanının yerini, başka hiç birşey dolduramıyor. İstisnalar olsa da, genelinde durum böyledir.

Yıl boyunca çalışır, didinir, ev alır ev kurar, ama gözü hep oradadır, anavatandadır. Bir araya geldiklerinde, "Bu sene izin var mı?“ diye başlar Avrupalı Türklerin sohbeti. Ardından arabayla mı, uçakla mı diye detaylandırılır haliyle. Yani tatil döneminin ardından Eylül, Ekim ayları, memlekette yapılan tatiller genelde konuşulur. Takvimler Kasım ayını devirdin mi, özellikle ev sohbetlerinde muhabbetin ağırlığını tatilde Türkiye'ye gidilecek mi, nasıl gidilecek mevzusu alır. Planlar hep buna göre yapılır, şirketlerde çalışanlar Aralık ayında izinlerini yazdırır. Okul tatili adeta iple çekilmeye başlanır. Elbette hava yolu yolculuğunu tercih edenler, erkenden uçak şirketlerinden bilet almak için çaba harcamaya başlar.

Araçla sıla yolunu göze alamayan insanlar, bütçesini fazla zorlamamak için, uygunsa uçuş noktalarını bile değiştirmeyi göze alabiliyor. Ama esas büyük hazırlığı, özel aracıyla kara yolunu tercih edenler yapıyor. Mart ayı itibariyle otomobiller yenilenir, bakımları yaptırılır filan. Daha sonra kendine yol arkadaşı bulabilmek için, ortam yoklaması yapar Avrupalı Türk. Genelde kalabalık aileler, iki üç araba ile yola çıkmak durumunda olur ve araya başka birini almaya gerek duymazlar. Bunun ardından sırayı bacanak takımı, emiceoğulları, ikişer, üçer otomobil grupları oluşturur. Aynı şirkette çalışanlar da, bir kaç arabayla yola çıkma konusunda fazla zorlamadan ekip oluşturabiliyorlar.

Bu vasıflara uymayan, akrabası, yakını olmayan, kısmen de olsa yol arkadaşı bulmakta zorlanır. Çünkü kriterlerin başında otomobilin tipi, modeli yani hız kabiliyeti gözetilir. Öyle herkes önüne geleni gruba almaz. Kısaca çok sayıda insan, daha yola çıkmadan dünya kadar stres basamağından geçer. Elbette yalnız, ailece tek bir araba ile yola çıkan da olabiliyor. Ama yol tecrübesi olmayanlar, genelde bir kaç otomobilli gruplara dahil olmayı tercih eder. Eğlenceli görünse de, zordur sıla yolu. Yolda ipsizini, hırsızını mı ararsın. Allah korusun aracın arıza yaptın mı, insani sömürmek için sıraya girer elin oğlu. işte buralarda yalnız olmamak içindir, araba grubuna girme çabası. Uykusuzluğun, yorgunluğun adıdır sıla yolu. Hele de ailede tek şoför varsa, insanın adeta pestili çıkar yol bitene kadar.

Son dönemde Kapıkule'ye biz daha erken vardık yarışı da, yapılır oldu. En kötüsü ve tehlikesi de bu, yani onlar gitti, biz hala buradayız diye kendilerini yarışa zorlayanların olmasıdır.

İşte hangi hesap kitapla yola çıkıyor Avrupalı Türkler, ne zorlukları aşarak tatilini yapıyor diye toparlamaya gayret ettik. Zira, kredi borçlarıyla alınan otomobiller ve o araçlarla yapılan kazaların, banka borçlarıyla memlekete gidebilme çabalarının bam başka hikayeleri var ki, oralarına daha değinmedik. Bunlar elbette işin, çilenin, yaşanan acıların özetidir. Sıla yolu hikayelerini, acılarını sayfalar kaldıramaz diye düşünüyorum.

O nedenle neresinden bakılırsa bakılsın, sıla yolunda meydana gelen kazaların sonucu hep acı olmuştur. Bu vesile ile sıla yolunda hayatını kaybedenlere Allah'tan rahmet, yaralananlara da şifa diliyoruz. Kimsenin evine, ocağına acı haber düşmesin inşallah.

Muhabirce/Foto: (c) Anadolu Ajansi/DHA

 

MAGAZİN& KÜLTÜR

Malik Ayhan ve Erkin Genç "Hazır Değilim" diyorlar
Wednesday, 16.06.2021
Malik Ayhan ve Erkin Genç uzun bir aradan sonra sonra 'Hazır Değilim' teklisi ile müzikseverlere yeniden merhaba dedi. Söz ve müziği Erkin Genç’e ait olan şarkının aranjesini Sedat Sakarya yaparken...

MEKANLAR&LOCATIONS

Soldan: Attila Koca, İbrahim Aydın, Kürşad Koca
Saturday, 19.09.2020
MUHABİRCE/ NEUKİRCHEN-VLUYN - Duisburg ve çevresi için Neukirchen-Vluyn şehrinde Wilhelm-Reuter-Allee 1 numarada, 12 bin metrekare alan üzerinde açılan düğün ve etkinlik Salonu VIVA Event &...

TOPLUM- GESELLSCHAFT

25. Aydın Doğan Ödülü Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin'e verildi!
Thursday, 17.06.2021
Aydın Doğan Vakfı tarafından, her yıl kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanlarında, ulusal ve uluslararası başarıya ulaşmış kişi ya da kurumları ödüllendirmek amacıyla verilen ‘Aydın Doğan Ödülü’nün...

BİLİM & TEKNİK

25. Aydın Doğan Ödülü Dr. Özlem Türeci ve Prof. Dr. Uğur Şahin'e verildi!
Thursday, 17.06.2021
Aydın Doğan Vakfı tarafından, her yıl kültür, sanat, edebiyat ve bilim alanlarında, ulusal ve uluslararası başarıya ulaşmış kişi ya da kurumları ödüllendirmek amacıyla verilen ‘Aydın Doğan Ödülü’nün...

YEMEK KÖŞESİ- KÖSTLICHKEITEN

Sade poğaça
Sunday, 20.12.2020
Malzemeler 2 yumurta akı 2 su bardağı süt 1 bardak su 1,5 su bardağı sıvı yağ (ölçü eritilmiş tereyağı ile karıştırılabilir) 1 paket yaş maya.1 kaşık tuz, 1 kaşık şeker 1 bardak nişasta, aldığı kadar...

DERNEKLER- VEREINE